15 Eylül 2023 Cuma

FARSEER #1 SUİKASTÇININ ÇIRAĞI


Güzel bir serinin başlangıcı olduğuna dair inancım tam. İyi bir ilk kitap. Başlangıç kitabı olması sebebiyle dünyasını, karakterlerini ve bu karakterlerin motivasyonunu anlatıyor. Savaştan ve yoğun tempoda ziyade diplomasi ve suikast temalı bir sunu var. 

Ortaçağ temalı "high fantasy" eserlerinden biri ve iyilerinden olduğu kesin. Yazım dili, yazarın üslubu oldukça iyi. Oldukça da sürükleyici. Bu seriden önce okuduğum "Parçalanmış İmparatorluk" serisinin bu seriden esinlenildiğini düşünüyorum. Çünkü yazarı bu serinin hayranı olduğu gibi, aynı birinci tekil şahıs karakteriyle bir anlatım tarzı seçmişti. Yine yer yer bazı olay örgülerinin ve baş karakterin yaşadıklarının aynı olmasa da Robin Hobb'un Fitz'ine benzediğini anlıyorsunuz. Her ne kadar kişilikleri birbirlerinin zıttı olsa da. Şu ayrımı da yapmakta fayda var. Farseer serisi çok daha oturaklı, daha kaliteli bir dünyaya ve kurguya sahip.

Suikastçının Çırağı bence iyi bir başlangıç kitabı. Özellikle suikastçı olma yolunda atılan adımlar ve sürprizlere gebe olaylar dizisi kitabın sonunda heyecan dozajını arttırdı. Kitapta İrfan ve İzan adı verilen alışkın olduğumuz büyülerden olmayan ama büyü diyebileceğimiz güçler söz konusu.Telepatik diyebileceğimiz bir güç ama bazı etkileri de karşı tarafta kontrol sağlıyor. Büyü sisteminin diğer kitaplarda ne kadar anlatılacağını ve İrfan ile İzan güçlerinin dışında gelişen büyüler de olacak mı merak ediyorum.

Genel anlamda beğendiğim bir kitap oldu. İkinci ve üçüncü kitaplarını da muhakkak okuyacağım.

27 Haziran 2023 Salı

PARÇALANMIŞ İMPARATORLUK #3 DİKENLİKLER İMPARATORU


 "Karanlık zamanlar karanlık seçimleri gerektirir. Beni seçin."

Serinin üçüncü ve son kitabı Dikenlikler İmparatoru, diğer iki kitaptan bir tık önde. Daha karanlık, daha şaşırtıcı, daha sürükleyici. Jorg kimsenin tahmin edemeyeceği topraklara, kimsenin aklına gelmeyecek sohbetlere dalıyor. Mimarların Jorg ve eylemlerine ilgisi artıyor. İmparatorlarını çok çok uzun yıllardır seçemeyen Kamutay ise artık bir karar vermek zorunda kalıyor. 

Üçüncü kitabı, beklenmedik gelişmelerin yaşandığı, işin içine politikanın biraz daha girdiği, ilk iki kitaba göre daha komple, daha oturmuş bir kitap olarak gördüm. Benim gibi ilk iki kitapta biraz hayal kırıklığı yaşayan kişiler eğer sabredip üçüncü kitaba kadar gelirlerse, sabırlarının karşılığını alacaklar. Tempo yoğun geçen ilk iki kitap aslında hızlı okunabilirliğe sahip olduğundan, üçüncü kitaba bir altyapı hazırlıyor da diyebiliriz.



Jorg'un serüvenini bitirdim ve daha önce okumadığım bir tarzda yazılan bu seri hakkındaki genel yorumum, çok komple ve derinlikli bir yapıya sahip olmasa da, tempo yoğun geçen bir seri olduğundan hızlı okunabilecek, keyifli vakit geçirtebilecek bir seri olduğu yönünde. 

Birinci şahıs yazım şekline ise bir süre sonra alıştım. Grimdark bir seri, vahşet ve karanlık barındırıyor. Kült fantastik eserlerle kıyaslamak ise doğru olmaz. Kendisine ait geniş bir dünyası, akılda kalıcı karakterleri veya içinize işleyen bir olay örgüsü yok. Üçüncü kitap dediğim gibi, ilk iki kitaptan bir tık önde. Daha heyecanlı ve beklenmedik olayların daha üst noktada seyrettiği bir kitap.

Üçüncü ve serinin son kitabı olan Dikenlikler İmparatoru'nun Goodreads'teki ortalama puanı ise 4.24

10 Haziran 2023 Cumartesi

PARÇALANMIŞ İMPARATORLUK #2 DİKENLİKLER KRALI

 


"Bahsettiğim demir parmaklıklar sağlam görünür ama güvendiğimiz pek çok şey gibi özünde çürüktür."

İkinci kitapta Jorg'un intikam hikayesini geçmiş ve şimdiki zaman olarak iki ayrı dönemde okuyoruz. Bir yandan içsel savaşı sürerken, bir yandan da kralları ve soyluları piyon gibi kullanan kuklacılara karşı mücadelesine şahit oluyoruz. Erdemsiz ve çıkarları uğruna her şeyi yapabilecek bir ölüm makinesinin başrolde olduğu bir kitap okumak, elbette farklı bakış açıları da sunuyor. Bu işin güzel yanı. Yine de birinci kitapta bahsettiğim durumlar mevcut. 

Katherine'in günlüğü hariç, kitabın tamamının birinci şahıstan yazılması, karakterin yaşı ve yapabildikleri itibariyle kitabın tadını biraz kaçırıyor. En azından benim için. Tamamen tempo ve olay örgüsü odaklı bir seri olduğundan kült fantastik eserlerle aynı beklentilere girilmemesini öneririm. Bazı şeylere dönemsel olarak şaşıracaksınız, onları söylemiyorum, spoiler olmasın. Gerçek dünyadan emarelere sıkça rastlayacaksınız, kendisine ait büyük bir dünyaya sahip değil. Bu ikinci kitapta yeni iki ve üç ülke görecek, kültürlerine dair birkaç satır okuyacaksınız. O kadar. 

Tahminimce asıl olay Mimarlar dedikleri eskilerin yapmış oldukları ve bıraktıkları mirasların içinde yatıyor. Olay örgüsünün kilit noktalarında daima Mimarlar'a rastlıyoruz. 

Serinin ikinci kitabı olan Dikenlikler Kralı'nın Goodreads ortalaması 4.19


13 Mayıs 2023 Cumartesi

PARÇALANMIŞ İMPARATORLUK #1 DİKENLİKLER PRENSİ

"Bellek tehlikeli şeydir. Anıları evirip, çevirirsin, her köşesini ve ayrıntısını bildiğini sanırsın ama yine de seni yaralayacak keskin bir tarafına rastlarsın."

Karanlık fantezi alt türüne ait bu fantastik roman, okunması kolay ve oldukça sürükleyiciydi. Lawrence'i ilk defa okudum ve kaleminin de en büyük özelliğinin olay örgüsünün yoğunluğu olduğunu düşünüyorum. Ana karakterin gözüyle anlatılan olaylar zinciri, anlatım şekli itibariyle biraz yadırgamama sebep oldu. Çünkü okuduğum fantastik romanlardan bu anlatım şekline pek alışkın değilim. Ana karakter de bir "anti hero". Pek sevilecek bir tip değil, üstelik rahatsız edici özellikleriyle de okuyucuyu kendisinden soğutabilir. Tek bir motivasyonu var, intikam. Bunun için de yapmayacağı kötülük yok. Pek bir erdem sahibi de değil. Bu arada kendisi 14 yaşında, ancak hiç de öyle durmuyor. Okuyunca anlayacaksınız.

Kısaca, kendine ait bir evreni olmayan, birinci şahıs ile yazılmış fantastik bir roman söz konusu. Türkmen kılıcından, Pisagor vs. gibi muhabbetlere kadar bir gerçeklik var işin içinde. Gerçekle yoğrulmuş, kapkaranlık bir dünya ve ondan daha karanlık karakterlerle bezenmiş bir serinin başlangıç kitabı.

İlk başta dedigim gibi, okuması kolay ve olay örgüsü ağırlıklı olduğu için de, ilk andan beri bir tempo hakimiyeti var. Ancak derinlikli bir yapı, şahane bir dünya gibi beklentilere girilmemesi gerekir. Keyifli vakit geçirtir mi, evet.

Serinin birinci kitabı olan Dikenlikler Prensi'nin Goodreads'teki ortalama puanı 3.84

18 Nisan 2023 Salı

WARCRAFT #3 SON BEKÇİ

Warcraft serimizin üçüncü kitabı olan Son Bekçi ile karşınızdayım. İlk iki kitap hakkında yazdıklarıma benzer durumlar söz konusu olacağını fark edeceksiniz. Yazar Jeff Grubb, yakından tanıdığımız Starcraft, Unutulmuş Diyarlar, Magic The Gatering gibi evrenlerin içinde de görebileceğimiz fantastik bir yazar. Bazı evrenler ingilizce isimleriyle daha çok bilindikleri için, onları o haliyle yazdım. 

Grubb'ın elimizdeki kitabı, Warcraft evreninin bilinen büyücülerinden Medivh'e ve Khadgar'a odaklı. MMO oyununda büyücü sınıfı ile oynayanlar için, daha özel ve ilgi çekici bir kitap olduğunu düşünüyorum. Oyununu ve dünyasını tanıyanlar için, bazı meşhur isimleri kitaplarda görmek de çok güzel bir duygu. Örneğin; Lothar, Medivh, Gul'dan, Khadgar, Garona gibi isimlerle karşılaşmak bilen insanları mest edebilir. Bu kitabın artılarından. Evreni bilmeyen, oyununu oynamayan bir insan için de hiçbir eksisi yok.

Azeroth'u yıkmak için pusuda bekleyenler olduğunu ve bunlara engel olmaya çalışanların da kendi amaçları olduğunu daha önce bildirmiştik. Epic fantasy ve dark fantasy öğelerinin iç içe geçtiği bir dünya sizi bekliyor. 

Büyücüler Meclisi'nin Khadgar'ı Medivh'in çırağı olması için Karazhan'a göndermesiyle başlayan olaylar silsilesi, bazı sırların açığa çıkmasıyla heyecanlı bir hal alacak. Olaylar aslında gizemin aksiyona dönüşmesi şeklinde ilerliyor. 

Daha önceki Warcraft kitaplarında bahsettiğim gibi, üslup akıcı ve gayet keyifli bir okuma sunuyor. Ancak anlatım olsun, tasvirleme olsun, dünyanın derinliğinin okuyucuya veriliş tarzı olsun, Tolkien gibi büyük yazarların büyük eserlerinde olduğu gibi devasa bir kitap beklemeyin. Keyifle okunacak, kısa sürede bitirilebilecek bir kitap sizi bekliyor. Artemis tarafından yayınlanan kitap, sanırım şu sıralar almak isteyen için Nadir Kitap'ta bulunabilir.

Son Bekçi Goodreads'te 7000 kişiden 4.01'lik bir puan ortalaması almış.

11 Nisan 2023 Salı

WARCRAFT #2 BÜYÜK ŞEF

Warcraft'ın birinci kitabı olan Ejderhanın Günü'nde kitabın türü, alt türü ve dili hakkında konuşmuştuk. Warcraft evreni nedir ve evrenin içindekilerin motivasyonları nedir, biraz bundan bahsetmiştik. Ardından olay örgüsüne ve bahsettiği maceraların ilk bakışına değinmiştik. Bu gibi konuları merak edenler bir alttaki yazıyı okuyabilir, tekrara düşmemek açısından aynı şeylerden bahsetmeyeceğim.

Christie Golden, Warcraft evrenine dair ne varsa yazmış bir yazar. Birçok kitabı var ve konumuz da Artemis Yayınları tarafından dilimize kazandırılan, orkların liderlerinden biri (en sevdiğim) Thrall'u anlatan Büyük Şef.


 Orklar da, diğer tüm ırklar gibi kendi çıkarlarını gözeten ve bu çıkarlar doğrultusunda düşmanlar ve müttefikler edinen bir taraf. Horde tarafının sürükleyenleri aslında. Peki Thrall nasıl devreye girdi? Bu yüce şamanın olaylara hakimiyet kurma yolunda attığı ilk adım nasıl gerçekleşti? Karakter gelişiminin öncelikli gösterildiği bu kitabın en güzel tarafı da bu zaten. Üçüncü bir gözden izlemek, tartmak ve hakkında görüş bildirebilmek, en sonunda da şaşırmak veya tahminlerle tatmin olmak... Serinin en sevdiğim kitabı bu ikinci kitaptı.  

Kendisini burda bahsetmeyeceğim şekilde bulup, kendi çıkarları doğrultusunda yetiştiren insanların onu aslında ne kadar önemsediğini veya hangi sebeple önemsediğini kendi yöntemleriyle öğrenecek olan Thrall'un halkının kadim öğretilerini sonradan öğrenerek, onlara lider olma yolundaki ilerleyişini okuyacaksınız. Aynı zamanda Horde tarafının efsanevi karakterlerini de bu kitapta bulabileceksiniz. 

Thrall ve orkların arasında çekişmelerin içinde bulunacağınız bu kitap, sizi çok keyifli bir gözleme ve karakter gelişimine tabi tutuyor. Akıcı bir macera olacağına emin olabilirsiniz. Ancak ilk kitabın yorumunda da bahsettiğim gibi, epic fantasy'nin üstadlarını okumuş ve Yüzüklerin Efendisi gibi kitaplara aşina olan insanların beklentilerini o kadar yükseğe kurmamaları lazım. Beklentiyi doğru ayarladığınızda keyif alarak okuduğunuz fantastik kitaplar arasına koyacağınıza eminim. Benim gibi birçok kişinin de en sevdiği Warcraft kitabı olan Büyük Şef, sizi çağırıyor...

Kitabın Goodreads ortalaması ise çok iyi. 4.13

4 Nisan 2023 Salı

WARCRAFT #1 EJDERHANIN GÜNÜ

World of Warcraft oyununu sanırım bilmeyen yoktur. MMO türündeki bu PC oyunu, uzun yıllardır milyonlarca hayrana sahip olmuş ve tüm hikaye güncellemeleri ve görsel gelişimleri ile birlikte hayranları tarafından sevilerek oynanmaya devam edilen bir başyapıt. Şimdi bahsedeceğim kitap ise bu evrenin içinde geçiyor ve İkinci Savaş sonrasını anlatıyor. Öncelikle nasıl bir fantastik edebiyat ürünü olduğundan bahsedelim.

WoW dünyasında karakterlerin birçoğu için iyi veya kötü diyemeyiz. Kendi çıkarını en tepeye koyan ırkların, en tabi hakları olarak kendileri ve gelecekleri için mücadele ettiklerini görüyoruz. Dolayısıyla Ejderhanın Günü ve diğer kitapları için de size "iyiler" ve "kötüler" var demeyeceğim. Elbette ki salt kötüler var, ancak bu dünyada sadece kötülerin ve iyilerin karşılıklı savaşı yok, ittifaklar var. Orklar, ejderhalar, goblinler, troller, elfler vb. kendi üstünlükleri için sürekli bir savaş ve teyakkuz halindeler. Uyuyan kaybeder, desek yeridir. WoW için, eğer bahsettiğim salt kötüleri ve dünyanın dengesi için mücadele edenleri hesaba katarsak Epic Fantasy öğeleri muhakkak ki mevcut. Ancak kötü olmayanların (kendi çıkarlarını üstün tutan motivasyon), kötü olmayanlar ile savaşları ve mücadeleleri de olduğundan tamamen bir Epic Fantasy diyemeyiz. Kılıçlar, kalkanlar (ortaçağ öğeleri) ve büyüler de mevcut, dolayısıyla low fantasy var ve gri karakterlerin de mevcudiyetiyle grimdark öğelerinin de WoW evreninde bulunduğunu söyleyebiliriz. Yüzdeye vuracak olursak epic fantasy ve low fantasy öğeleri grimdark'a üstün gelecektir. Epic > Low > Grimdark üçlüsüne bu evrende aşağı yukarı bu şekilde tanık olacaksınız. Ben WoW dünyasını tek bir alt türe koyamıyorum. Ancak bazı internet sitelerinde Epic/High Fantasy olarak görebilirsiniz.

Gelelim elimizdeki Warcraft evrenine dair yegane eserlerden Ejderhanın Günü'nün konusuna. Kahramanımız kendisini ispat etmeye çalışan ve bunun için en ufak bir fırsatı değerlendirmeye çalışan Rhonin. Kendisi genç bir büyücü. Dalaran büyücüleri tarafından dışlanmış. Detaylara girmiyorum, bir şekilde fırsatını buluyor ve zorlu bir görevi yerine getirebilirse tekrar eskiden olduğu gibi Dalaran büyücülerinin arasına katılabileceği bilgisini alıyor. 

Büyük savaşların ve kadim güçlerin merkezi Azeroth, yine kaynar kazan gibi kaynamakta. Rhonin, bir gözlem görevi için gidiyor. Ancak hiçbir şey beklendiği gibi olmaz, bilirsiniz. Ejderha Alexstrasza'nın da içinde bulunduğu bazı durumlar çözülmeli ve Dragonmaw klanı Khaz Modan'dan sürülmeli. Ork kontrolündeki bu çorak topraklarda genç büyücü neler yapabilecek, neleri yapamayacak, orasını size bırakıyorum. Bu arada, ork diyince aklınıza LOTR evrenindeki orklar gelmesin. Çok başka bir durum var. Buradaki orklar için de kötüdür, çirkindir, pistir demek doğru olmaz.

Artemis yayınevinden yıllar önce alıp okuduğum bir kitap olduğundan, şu an kitap sitelerinde bulabilir misiniz, bilmiyorum. Ancak Nadir Kitap'ta mevcut. 

Üçüncü şahıs gözünden Rhonin karakterine ve macerasına odaklandığımız kitabın dili akıcı. Ancak özellikle tasvirler ve yer yer anlatımlar konusunda Tolkien gibi üstadları okumuş kişilere hafif kaçacaktır. Diablo, WoW gibi oyunların evrenlerini kurgulaştıran bir yazar olan Knaak, basit bağlantılı bir kurgudan daha fazlasını yazmış. Özellikle hayranların daha çok seveceği, ancak WoW evrenine aşina dahi olmayanların da okuyabileceği bir kitap da diyebiliriz. 

Kitabın Goodreads'teki ortalama puanı; 3.81 

Arthas: Lich King’in Yükselişi

Christie Golden WoW dünyası için biçilmiş kaftan olan fantastik edebiyat yazarlarından dersek abartmış olmayız. Bu dünyanın en önemli karakt...